< src="http://www.n.artajans.net/nuke/shop/img/items/134.jpg" width="780" align="top" height="515">

----- Kafkasya üniversitelerini kaybedebilir -----
1/8/2008

Maykop/Nalçik/Çerkesk – (Ajans Kafkas) Rusya Eğitim Bakanı Andrei Fursenko’nun bilime katkısı olmayan üniversiteleri budama planı Kuzey Kafkasya’da paniğe yol açtı. 

Rusya Federasyonu’nda 1000 kadar yüksek öğretim kurumundan yüzde 80’inin yenilik getiremediğini ve bilime katkı sağlamadığını belirten bakan “Üniversitelerin sadece yüzde 15-20’si rekabet gücüne sahip. En fazla 50 üniversite ve 150-200 enstitüsü hayatta kalmalı” demesiyle ateş bacayı sardı. Bakana göre rekabetçi olamayan üniversiteler ya kapacak ya da verimli olan üniversitelerin alt kolları haline gelecek. Bu açıklamanın ardından Kabardey-Balkar Eğitim Bakanlığı, Kabardey-Balkar Devlet Üniversitesi’nde kadro tenkisatına gidileceğini duyurdu. Bakanlık 2007’de üniversitelerin kalitesini ortaya koymak için düzenlenen yarışta ilk 50’ye girememesine rağmen üniversitenin kapanmayacağına dair inancı dile getirdi. Eğitim Bakanlığı yetkilisi İrina Dokşokova, yarışma sonuçlarının üniversitelerin kaderlerinin belirlenmesinde etken olduğunu ama bunun başlı başına belirleyici olmadığını kaydetti. Bazı eğitimciler ise Kabardey-Balkar Üniversitesi’ne bağlı fakültelerin çoğunun eğitim kalitesi açısından sınıfta kaldığını teslim etse de siyasi endişelerden dolayı üniversiteye dokunulmayacağına inanıyor.

Karaçay-Çerkes: Bizim için hayati önem arzediyor 

Karaçay Çerkes Eğitim Bakanı İrina Şapovalova da cumhuriyetteki iki üniversitenin hayati önemde olduğunu belirtip kapatılma fikrine karşı çıktı. Karaçay-Çerkes Devlet Üniversitesi ve Karaçay-Çerkes Devlet Teknoloji Üniversitesi’nin zorluklarla bugüne kadar geldiğini anlatan bakan, “Üniversitelerin statülerinin korunması gerekiyor, bu ciddi ihtiyaç” dedi. Şapovalova, "Sonbaharda Karaçay-Çerkes Devlet Üniversitesi 70. yılını dolduruyor. Geçtiğimiz yüzyılın 90'lı yıllarına kadar burası enstitüydü, daha sonra ülkedeki birçok eğitim kurumu gibi üniversiteye dönüştürüldü. Üniversite çok milletli Karaçay-Çerkes için dengeleyici tedbirlerden biri olarak kurulmuştu. Malum ülkenin gelişiminde çok trajik olaylar yaşandı: Karaçaylar sürgün edildi, Çerkesler Kafkasya savaşlarında ciddi şekilde zarar gördü, tarihi vatanlarını terk etmek zorunda kaldılar, Nogaylar asırlarca kovalamalara maruz kaldı, Abazinler zamanında çok şeye katlandı. Ruslar ana topraklarını terk ederek uzman olarak Karaçay-Çerkes'e geldiler, çünkü ülkede uzmanlar yetersizdi. Bunun dışında ülkede Osetler toplu olarak yaşıyor, perestroyka zamanında Ermeniler, Azeriler de geldi. Bu ülkenin ayakta kalmaya ihtiyacı var. Zamanla ülkeye yatırımlar olacak, ekonomi ve turizm gelişecek ve ülkeye çalışmak için gelmek isteyenlerin sayısı artacak. En iyi kadro kaynağı ülkenin halkıdır. Kuzey Kafkasya'nın gelişimi eğitim düzeyinin yükseltilmesine bağlı. Eğitim kalitesini yükselterek birçok problemden kurtulabiliriz" dedi.

Adıgey’den temenni 

Adıgey'de de iki devlet üniversitesinin kaybedilebilmesi endişesi açıkça dillendiriliyor. 

Adıgey hükümet kaynakları eğitim kurumlarının kaderinin ne olacağının bilinmediğini belirtirken Eğitim Bakanı Yardımcısı Marya Aliyeva, "Elbette Adıgey Devlet Üniversitesi ve Adıgey Devlet Teknoloji Üniversitesi gibi kurumların varlığının ülke için önemli milli anlamı var. Adıgey'in birçok vatandaşı buralar sayesinde ülke dışına çıkmadan eğitim alabiliyor. Bu iki üniversite ülkenin 50 üniversitesine dahil olacak mı sorusuna şimdilik cevap vermek zor, ama çok isterdim" dedi. Adıgey'de iki üniversitenin dışında Rusya yüksek eğitim kurumlarının sekiz şubesi var.

ÖZ/FT


-- Yazan: feyza55 | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

----- Kafkasya'dan hac yolculuğu başladı -----
1/12/2007

Çerkesk – Ajans Kafkas - Kafkasya’dan bu sene hacca gidecek kafileler yola çıkmaya başladı.

Karaçay-Çerkes'te 110 kişiden oluşan ilk kafile önceki akşam kutsal topraklara uçtu.

Kafilede Dağıstan, Kuzey Osetya, Kabardey-Balkar ve Adıgey'den beşer hacı adayı da yer alıyor. İlk kafileyle gidenlerin masraflarının bir hayırsever tarafından karşılandığı belirtildi. Karaçay-Çerkes Müftüsü İsmail Berdiyev, 90 kişinin de kendi imkanlarıyla hacca gideceğini söyledi. Böylelikle Karaçay-Çerkes ilk kez kendisine ayrılan 200 kişilik kontenjanı doldurmuş olacak. Geçen sene Karaçay-Çerkes'ten sadece 50 kişi hacca gidebilmişti.

Kafilede yer alan Abazakt köy imamı Muhammed Karasov, Suudi Arabistan'a uçuşundan önce, "18 yaşımdan beri köyde imam olarak çalışıyorum. Ancak Mekke ve Medine'ye gitmek benim için mümkün değildi. Çok para gerekiyor. Ama bugün hacca ücretsiz gidiyorum. Ne kadar mutlu olduğumu hayal edemezsiniz" diyerek duygularını dile getirdi. Karaçay-Çerkes’ten uçakla hacca gitmenin bedeli yaklaşık 2000 dolar, otobüsle gitmenin bedeli ise 1500 dolar.

Kabardey-Balkar'dan ise 250 kişi hacca gidecek. İlk kafile otobüslerle 30 Kasım’da yola çıkacak. Kabardey-Balkar Din İdaresi’ne göre, hac yolculuğunda otobüsle Soçi, gemiyle Türkiye, tekrar otobüsle Suriye ve Ürdün üzerinden Mekke güzergahı kullanılacak.

170 kişi ise aralık ayının ilk haftası uçakla Medine'ye oradan da Mekke'ye ulaşacak.  

Kabardey-Balkar'dan otobüsle hacca gidecekler 1700 dolar, uçakla gidecekler ise 2500 dolar ödüyor. Adıgey Müftüsü Yemıj Nurbi'nin verdiği bilgilere göre de, bu sene Adıgey'den 39 kişi, Krasnodar'dan beş kişi hacca gidecek. KU/RİAN/ADGM/ÖZ/FT


-- Yazan: feyza55 | Yorum (6) | Yorum yaz! | Bağlantı

----- Çin Kafkasya'ya otomobil fabrikası kuruyor -----
5/9/2007

Çerkesk/Ajans Kafkas - Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’ndeki Derways otomobil fabrikasında Çin patentli otomobili üretimi başlarken ikinci bir fabrikanın kurulması için de düğmeğe basıldı.


Çinli Lifan şirketi Derways’le ‘Lifan’ marka otomobili ağustosta üretmeye başladı. Eylülde piyasaya sürülecek araçtan yıl sonuna kadar 1000 adet üretilecek. 2008’de ise bu rakam dört katına çıkarılacak.

Rusya Federasyonu pazarına açılmak isteyen Lifan bununla yetinmeyip 21 bin metre karelik bir alan üzerine yeni bir otomobil fabrikası inşa etme kararı aldı. Üretim programına göre, bu fabrika senede 25 bin kadar Çin otomobili üretecek ve üç bin kişiye iş imkânı sağlayacak. Karaçay-Çerkes hükümeti de banka kredisi ve vergide yerli tarifesi vaadinde bulunuyor. KVKM/ÖZ/FT

alıntıdır:adiganur.com


-- Yazan: feyza55 | Yorum (4) | Yorum yaz! | Bağlantı

----- Rusya Yönetiminden Flaş Haber -----
6/8/2007

Rusya Yönetiminden Flaş Haber

Ajans İnterfaks'ın bugünkü flaş haberi:

“Rusya Federasyonu, çok uzak olmayan bir gelecekte, Kafkasya'nın (artık biliyorsunuz, birilerine göre Kuzey Kafkasya anlamına) sınırlarını yeniden çizmeyi planlıyor. Dün Kremlin’de bu konuda, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Vladirimeviç Putin başkanlığında, devletin tüm askeri ve sivil erkanın katıldığı çok önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Basına kapalı toplantıda konuşulanları, güvenilir kaynaklardan sağladık. Edindiğimiz bilgilere göre, toplantı dinlenme araları ile çok uzun sürdü. Tartışmalar kimileyin çok sertleşti, konuşmacılar arasında gerginlikler yaşandı. Sorunlara çözüm üretmede çok zorlanıldı. Doğrusu sorunlar da kolay çözümlenebilecek gibi değildi.

Örneğin;

- Oset-İnguş sorunu.

- Kuzey Güney Osetyaların birleştirilmesi.

- Osetya sınırları içerisindeki Mezdegu Adıghelerinin durumu.

- Çeçen grupları arasında oluşan kin, intikam duygularının silinmesi.

- Ana-baba bir Çeçenlerle İnguşların birleştirilmesi.

- Dağıstan Çeçenistan ilişkileri.

- Karaçay-Balkar cumhuriyetinin kurulması sınırlarının belirlenmesi.

- Bu cumhuriyetin Bağımsız Birleşik Kafkasya içinde mi yer alacağı, yoksa Pantürkizm programına uyumlu mu hareket edeceği.

- Krasnodar Kray toprakları ile çevrili Adıghey Cumhuriyeti’nin, Bağımsız Birleşik Kafkasya sınırları içine almanın en kolay yolu.

- Adıghéy, Kabartay-Balkar, Karaçay-Çerkes Cumhuriyetleri ile Kıyı Boyu Şapsığ Bölgesi’nin tek çatı altında birleştirilmesi.

- TC ile yapılacak anlaşmalar ve sağlanacak teşviklerle 2014 Kış Olimpiyatlarından önce Wuıbıxlerin anavatanlarına dönüşünüm sağlanması. Wuıbıx Cumhuriyeti kurulması ve Şaçe (Soçi)’nin başkent yapılması.

- Kafkasya’da (yani Kuzey Kafkasya) otokton halkların bölgedeki nüfus oranlarını arttırmak amacı ile diasporadan dönüş yapanların desteklenmesi, diğer halkların yerleşiminin engellenmesi, otokhton halklara doğum teşviki, Çerkesler dışında kalan halklara doğum sınırlaması getirilmesi.

- Bu yeniden biçimlenmeye karşı çıkması muhtemel, bu topraklarda yerleşik diğer halklara, tüm bu toprakların Çerkes toprağı olduğu, dolayısı ile bu bölgeleri boşaltılıp, Rusya Federasyonu’nun ileri boyutlarda işçi gücü açığı bulunan bölgelere yerleşmeyi kabul etmekle, hem tarihi bir yanlışlığın düzeltilmesine, hem de RF’nun kalkınmasına büyük katkıda bulunabileceklerinin anlatılması, yer değişikliğini kabul etmeyenlerin sürülmesi.

Günümüz RF vatandaşlarının başka bölgelere göçürülmesine karşı çıkması muhtemel, demokrasiden(!) yana ülkelerin olası direncinin, bu ülkelere uygun gelecek enerji politikaları ile kırılması.

- Abhazya’nın Gürcistan'dan ayrılmasını destekleyen Rusya Federasyonu’nun, federasyondan ayrılmak isteyenlere açtığı savaş sonucu uğradığı prestij kaybının giderilmesi.

- Sadece Abhazya içinde geçerli olsa da Abhazya vatandaşlığı almak konusunda çok hevesli olmalarına karşın, Abhazya’ya yerleşme konusunda çok müşkülpesent davranan diaspora Abhazlarının, çeşitli tedbirlerle Abhazya’ya dönüşü, bunun federasyon için önemi.

- Abhazlara yalnız Abhaz nüfusu ile bu toprakların korunamayacağı dolayısı ile vatandaşlık yasalarını buna göre yeniden düzenlemeleri gereğinin anlatılması.

Özetle; çözümü çok kolay olmayan sorunlar yumağı…

Katılımcılardan birinin, bütün buların neden yapılması gerektiğini sorması ise gülümsemelere neden oldu. Gerçekten, dünya güç dengelerini, Türkiye Çerkes diasporasının potansiyel gücünü bilmeyen biri, böylesi önemli bir toplantıya çağrılacak kadar nasıl yükselebilmişti. Elbette ki tüm bunlar, Çerkeslerin yararı içindi. Özellikle Çerkes diasporası istediği içindi. Dahası Türkiye Çerkes Diasporasının, Rusya Federasyonu’na rağmen Bağımsız Birleşik Kafkasya’yı kurması kuvvetle muhtemeldi. Esir Türkleri de onlar kurtarmamış mıydı. Bu durumda sorunların çözümüne, diasporanın istekleri doğrultusunda katkıda bulunmanın anlamı, Rusya Federasyonu için yaşamsal değil miydi?

Toplantı saatlerce sürdü. Herkeslerin çok yorulduğu ve artık sonuç alma ümitlerinin tükenmekte olduğu bir sırada, Rusya Federasyonu Genel Kurmay Başkanı, dahiyane fikrini dile getirdi. Başkana göre, bu karmaşık sorunu; ancak ve ancak Türkiye Çerkes diasporası çözümleyebilirdi. Çok uzun zamandan beri bu konuları tartışan diasporanın, damıtarak olgunlaştırdığı fikirlerinden mutlaka yararlanılmalıydı. Diaspora Türkiye kesiminin bu konuda çak deneyimi, birikimi vardı. Ayrıca tartışmaların da ortaya koyduğu gibi Rusya Federasyonu, bu diasporanın katkısına açık olmayan, dahası bu diasporanın çözüm önerileri ile örtüşmeyen hiçbir değişikliği gerçekleştiremez buna gücü yetmezdi. Ayrıca gücü yetecek olsa bile Rusya Federasyonu’nun, Çerkes diasporasının onaylamayacağı uygulamalara girişmesi ahlaki de olmazdı. Diasporanın Türkiye kesiminin Rusya Federasyonu için ne kadar tehlikeli olabileceği de sanırım herkesçe anlaşılmıştı. Türkiye Çerkeslerin sayısının en az yedi milyon olarak tahmin etmek hiç de abartı sayılmamalıydı. Onlarca dernekte örgütlenmişlerdi. Dahası kimi dernekler kendilerinden alabildiğine emin, Türkiye Cumhuriyeti’ne bile kafa tutan, TC’nin “Yurtta barış dünyada barış” temel ilkesi ile ters düşen, söylemlerde bulunuyor, faaliyetler gösteriyordu. Kimi derneklerin sadece adları bile Rusya Federasyonu’nu parçalamayı amaç edindiğinin kanıtı idi. Kimi Çerkeslere bu örgütler de, sanal ortamda “Bağımsız Devlet” kurma amaçlı kampanyalar açıyordu.

Ancak bilindiği gibi, ne denli parlak, ne denli gerçekçi olsa da bir fikrin tartışmacılarca hemen kabul görmesi ender rastlanan bir olguydu. Bu tartışmada da öyle oldu. Önemli-önemsiz birçok itiraz geldi.

Haklı da görülebilecek tüm benzer itirazlara karşın muhalifler, diaspora Çerkeslerinin RF için çok tehlikeli potansiyel bir güç olduğu konusunda ikna edilebildi ve oy birliği ile;

1- Çerkes diasporasının bu konudaki çözüm önerilerinin derleneceği belirli bir sürenin sonunda bir referandum yapılması,

2- Referandumun demokratik olması için, oy hakkının sadece Kafkasya (yani Kuzey Kafkasya) otokhton halkları ile bu halkların diasporalarına tanınması, Türkiye Çerkeslerinin (daha ulusalcı oldukları, daha özverili oldukları için) bir oylarının beş oy sayılması,

3- Diaspora Çerkeslerinin oy kullanabilmeleri için diaspora devletleri nezdinde öncelikle, Çerkes kimliğinin tanınması çalışmalarının başlatılması,

4- Kafkasya’nın (yani Kuzey Kafkasya) yeni sınırlarının nasıl olması gerektiğini ortaya koyacak Referandum sonucunun, Rusya Federasyonu’nun dağılması pahasına bile olsa uygulanması kararları alındı.“

Başlarında Türkiyeli Çerkes Miğferi taşıyan değerli arkadaşlar, İşte size fırsat. Sizleri anlamayan bizler, birikimlerinizin, özgün görüşlerinizin, özverinizin, potansiyel gücünüzün, Rusya Federasyonu yetkililerince önemsemesini, engelleyemedi. Böylece bulunduğunuz coğrafyadaki Çerkes sorunlarını çözme çabası yerine, sanal ortamda, Kafkasya’nın (yani Kuzey Kafkasya) olası sınırlarını, yeni kurulacak devlet yada devletlerin rejimlerini, bu devletle Rusya Federasyonu ve diğer dünya ülkeleri ile geliştirilecek ilişkileri tartışmanızın ne kadar yerinde olduğu da kanıtlanmış oldu. Bizler de sizleri önemsememekle ne kadar yanlış yaptığımızı anlamış olduk.

Değerli arkadaşlar, bu son dakika haberi ile sizler çok mutlu olmuşsunuzdur. Ama ben, belki de yenilmişliğimin etkisi ile, yeterince sevinemedim. Rusya Federasyonu yetkililerinin, sanal kazanımlarınızın karşılığını, sadece sanalda vereceği, sanal kararları sadece sanalda uygulayacağı kuşkusundan kendimi kurtaramıyor, alabildiğine mutlu olamıyorum…


-- Yazan: feyza55 | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı

----- Soçi Olimpiyatları -----
25/7/2007

Abhaz uzman İnal Kashig'e göre 2014 Soçi Kış Olimpiyatları Abhazya ve Gürcistan arasında büyük ölçekli bir anlaşmazlık olmayacağının bir garantisi olacak. Bölge güvenliği açısından Rusya böyle bir anlaşmazlığa müsade etmeyecek. Diğer taraftan olimpiyatlar Abhazya'nın siyasi olarak tanınmasına kadar giden bir süreci tetikleyebilir.
Sohum Babuşara Havalimanı da fiziksel özellikleri bakımından bölgenin en iyisi. Bu anlamda Abhazya, bölgeye ulaşımda en elverişli geçiş noktalarından biri. Olimpiyatlar ayrıca Abhazya otellerini canlandıracak ve ekonomik anlamda da ülkeye önemli ölçüde bir girdi sağlayacak.


-- Yazan: feyza55 | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı

----- Anavatana Dönüş -----
25/7/2007

RUSYA FEDERASYONUN’DAN GEÇİCİ İKAMET İZNİ ALMAK…

Rusya Federasyonu’ndan “Geçici İkamet İzni” almak isteyenler, bulundukları ülkenin Rusya Federasyonu diplomatik temsilciliklerine ve konsolosluklarına da başvuru yapabilecekler.

Bununla ilgili olarak, yabancı uyruklu vatandaşların hukuki durumlarına dair, Rusya Federasyonu federal kanunun 6. maddesinin 4. fıkrası;

“Rusya Federasyonu’nda geçici olarak ikamet eden yabancı uyruklu vatandaş tarafından, Federal Yürütme Organı’nın içişlerine bakan bölge birimine dilekçeyle başvurulduğunda, ya da bulunduğu ülkedeki Rusya Federasyonu diplomatik temsilciliklerine, konsolosluklarına dilekçeyle başvurulduktan sonra, yetkili organ tarafından kendisine 6 aylık süre içerisinde, ikamet izninin kabulüne ve reddine ilişkin cevap verilir”
demektedir.


Yasada açıkça belirtildiği gibi Adıgey, Kabardey Balkar, Karaçay Çerkes gibi cumhuriyetlere dönerek yerleşmek isteyenlerin, geçici ikamet izinlerini almak için;


- Ekte sunduğumuz kararnamede istenilen belgeleri,
- Yine ekte sunduğumuz başvuru formunu,


Rusça ve eksiksiz olarak doldurmaları ve bulundukları ülkenin Rusya Federasyonu diplomatik temsilciliklerine veya konsolosluklarına vermeleri yeterli olacaktır.

KAFKAS DERNEKLERİ FEDERASYONU


Not:
Formlarda yapılacak en küçük bir yanlışlık başvurunun reddine ve en az 6 aylık zaman kaybına neden olacaktır.


Bu nedenle formların daha kolay ve hatasız hazırlanması için, web sayfamızdaki Rusça başvuru formunun indirilerek, bilgisayar ortamında ve bir Rusça tercüman yardımıyla doldurulması ve son kontrollerin Federasyonumuza yaptırıldıktan sonra evrakların ilgili yere teslim edilmesi önerilir.

detaylı bilgi için
http://www.kafkasfederasyonu.org/donus/index.htm


-- Yazan: feyza55 | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı

----- Che Guevara Çerkez mi?.. -----
25/7/2007



Çerkezler, Ruslar'ın soykırımına uğradıklarını iddia ederek, bunu uluslararası arenaya taşıdı. Che Guevara'nın Çerkez kökenli olduğu iddiası ise Kafkas Kartalları'nın tarihindeki ilginç bir ayrıntı.


Çerkezler, savaşlarda ve sürgünde Ruslar'ın kültürlerine soykırım uyguladığını iddia ederek, bunu Avrupa Parlamentosu'na taşıdı. Bu amaçla önce 1 Temmuz 2006'da Rusya Federasyonu'nda Duma'ya başvuruldu. Ardından 11 Ekim 2006'da Avrupa Parlamentosu'na yapılan müracaatta, Rusya'nın gerçekleştirdiği soykırımın tanınması istendi. Türkiye, Rusya, Ürdün, Suriye, Almanya, Belçika, İsrail, Amerika ve Kanada'daki 20 Çerkez derneği, Kafkas Savaşı sırasında Rusya'nın sadece ele geçirdiği topraklarla yetinmeyip, buradaki yerli halkı da yok etme amacı güttüğünü iddia etti.

Karadeniz'e Gönderildiler
Başvuruda tarihi ve kültürel geçmişlerini anlatan Çerkezler, 18. Yüzyıl'ın ikinci yarısında Rus İmparatorluğu'nun yayılmacı politikasının, Çerkez halkı için etkileri halen devam eden ulusal bir trajedi olduğunu belirtti. Ruslar'ın topraklarını gasbettiğini, bütün köyleri yaktığını, kadın, çocuk, yaşlı demeden toplu katliamlar gerçekleştirdiğini öne süren Çerkezler, zorunlu göç için Karadeniz kıyılarına gönderilen binlerce kişinin, açlık ve hastalıklardan öldüğünü ifade etti. Bugün Rusya Federasyonu'nun 4 bölgesinde 700 bin kadar Çerkez bulunduğunu vurgulayan Çerkezler, 3 milyondan fazla Çerkez'in de anayurtlarının dışındaki 50 ayrı ülkede yaşadıklarını, yapay olarak meydana getirilen bu ayrılığın ise kültürlerini ve dillerini yitirmelerine neden olduğunu öne sürüyor. Çerkezler, Aralık 1948'de Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen soykırım suçu ve cezalandırılması ile ilgili tavsiye kararına ve gerçeklere dayanarak, 18. Yüzyıl'ın sonundan 20. Yüzyıl'a kadar Çerkez halkına uygulanan soykırımın kabul edilmesini istiyor.

Abhaz- Bask Akrabalığı
Bu arada, Avrupa'da birçok kültürün Çerkez soyundan geldiğine inanılır. Büyük bölümü İspanya sınırları içinde kalan, bir kısmı İtalya, bir kısmı da Fransa toprakları üzerinde bulunan Baskonya'da yaşayan Basklar'ın, Çerkezler'in Abhaz boyu içinde yer alan Bashağlar'ın soyundan geldiği düşünülür. Buna en büyük kanıt olarak da Bask dilinin Abhazca'yla büyük benzerliği gösterilir. 2 dilde birçok ortak kelime vardır. Abhazca'daki "oğlu" anlamına gelen "ba", Baskça'da "bebek" anlamına gelir. Brittanica Ansiklopedisi, Bask dilinin Kafkas diliyle ilgili ve aynı aileden olduğunu yazar. Basklar'ın çoğunluğu antropolojik tip olarak Abhazlar'a benzer. Sarışın ve açık renk gözlüdür. Basklar da Kafkaslar gibi ormandaki büyük meşe ağacın altında toplanıp sorunlarını tartışırlardı. Yunan bilimadamı Sokrat dta Kafkas halkları ile Basklar'ın aynı soydan olduklarını yazmıştır.

Çerkez Che!
Yazar Aydın Osman Erkan da Basklar'ın ırk ve dil olarak Abhazlar'la akraba olduğunu öne sürer. General İsmail Bekok da Tarihte Kafkasya adlı kitabında Basklar'ın Abhaz halkı ile aynı soydan geldiklerini anlatarak, bunlara Kafkasya'da hala "Baskheg" diye hitap edildiğini belirtir. Basklar'ın yaşadığı Pirene Dağları ve sorunları da Kafkasya'ya benzer. Bölgedeki 600 binden fazla Basklı'nın yanı sıra Uruguay ve Arjantin gibi Latin Amerika ülkelerinde yaşayan Basklar da var. Bazı Çerkezler, annesi Basklı olan Güney Amerika'nın efsanevi lideri Che Guevara'yı da bu nedenle Çerkez kabul eder ve onun gerilla savaşındaki becerilerini de Çerkez olmasına bağlar. Bazı tarihçiler, üzerindeki uygarlıkla birlikte battığına inanılan Atlantis ile Kafkasya ve Basklar arasında da bağ kurar. Birçok araştırmacıya göre, Atlantis Atlas Okyanusu'nda değil Akdeniz'de veya Ege'de, bazı araştırmacılara göre ise Kafkasya'daydı. Avrupa'nın en yüksek dağları Pireneler, Alpler ve Kafkas Dağları'dır. Bu teze göre, Atlantis battığında kurtulanlar da bu dağlarda yaşayanlardır. Çerkezler arasında, en küçük bir köydeki en cahil bir ihtiyar kadına kadar kızdıkları zaman söylenen bir söz vardır. "Tha ham hitug ou vieh." Yani "Allah seni o batan adaya sürsün". Kafkasya sahillerinde hiç ada yoktur ve bu söz çok eski bir deyiştir. Hatta dağ köylerinde denizden yüzlerce kilometre uzakta, deniz görmemişler arasında da kullanılmaktadır.

Onur konuğu
Çerkezler'in yaşadığı Osmaniye, Mehmetbeyli, Maraş, Pınarbaşı, Kayseri, Sivas, Şarkışla, Tokat, Turhal, Erbaa ve Samsun hattından Karadeniz'e ulaşan Prens Ali ve arkadaşları, 25 Eylül'de Samsun'dan feribotla Kafkasya'ya geçip Soçi Limanı'na indi. Yürüyüşün amacının Çerkezler'in kültürünü tanıtmak ve tüm insanlar arasında kardeşlik bağını güçlendirmek olduğunu açıklayan Prens Ali, Türkiye'de ve Kafkasya'da büyük ilgi gördü. Prens Ali'nin atlı yürüyüşü, belgesel film haline de getirildi. Daha önce birkaç kez Kafkasya'ya giden Prens Ali, yürüyüşten 3 yıl önce de Maykop'ta toplanan Dünya Çerkez Birliği Genel Kurulu'na "Onur Konuğu" olarak katılmıştı. Zaman zaman Türkiye'ye de gelen 31 yaşındaki Prens Ali, Çerkez derneklerinin davetlerine ve gecelerine de katılıyor.

Nejdet ÇOKAN/TAKVİM


-- Yazan: feyza55 | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı


<- :: Sonraki Sayfa ->


--- Hakkımda---

--- Bağlantılar ---

--- Son Yazılar ---

--- Kategoriler ---

--- Arkadaşlarım ---

--- Linkler ---